• Egemen MacCandan

Biranın Doğru Saklanması ve Korunması

En son güncellendiği tarih: 7 Ağu 2019

Genel olarak arkadaşlarla konuştuğumuzda bira saklama ve servis konusunu pek dikkate almadığımızı görüyorum. Hatta bunu dağıtıcılar, marketler dahi pek önemsemiyor. Bu konuda naçizane bilgilerimi paylaşmak istedim.



Öncelikle biranın belirli başlı düşmanları var arkadaşlar. Oksijen, sıcaklık ve ışık.

Oksijen ve sıcaklık birbiriyle bağlantılı. Oksidasyon konusunda özellikle ev biracısı arkadaşlar konunun hassas olduğunu biliyor. Ama çok korkmayın, fermantasyon sürecinde oksijenin tamamı maya tarafından tüketiliyor. Yani bir çoğumuz gibi şişe şekeri ile gazlanma sağlayan arkadaşlar bundan büyük oranda yırttı diyebiliriz. Oksijenin varlığı ile meydana gelen tüm moleküler bileşikleri maya kendisi kullanıyor. Oksijen ihtiva eden birada öncelikle görüntü olarak daha koyu renk alıyoruz. Aynı biradan farklı şişeler açıp renk farkı görüyorsanız biliniz ki bu oksidasyon belirtisidir. Mayanın bu oksijeni tüketmesinin ise şöyle bir deneyi var. İçine oksijen zerk edilen bira tekrar şeker ve maya ile şişelendiğinde , şişedeki fermantasyon tamamlandığında off-flavor ortadan kalkıyor.


Oksidasyon oluşmasında ise en büyük etki sıcaklık. Yüksek sıcaklıkta biranın okside olması birkaç gün içinde gerçekleşebiliyor. Birayı saklama konusunda 3-30-300 diye bir söylem var. 3 gün araçta (burada özellikle dağıtıcıların araçlarından bahsediliyor), 30 gün oda sıcaklığında, 300 gün buzdolabında.



Okside biralarda, kağıt, karton, metal gibi tatlar alırsınız. Ağızda yapışkan, mum gibi bir his bırakır. Ve şerbetçi aromaları büyük ölçüde zayıflar ya da kaybolur.

Bir diğeri Işık. Işık bira için lanet bir şey. Özellikle frekans açısından güneş ışığı ve floresan öldürücü etki yaratıyor. Buna rağmen neden bira dolaplarında floresan kullanılıyor bunu da anlamak zor. Bira şişelerinin ışık bakımından belirli bir “geçirmezliği var”. En çok kullandığımız kahverengi şişeler bu konuda en başarılı olanı %80 geçirmezlik sağlıyor, yeşil şişeler %20, şeffaf şişeler ise tahmin edersiniz ki 0 (yazıyla sıfır). Bu şeffaf şişeler ise direkt ışığa maruz kaldığında dakikalar içinde off-flavor oluşturabiliyor.



Peki ışık bize hangi istenmeyen aromayı veriyor, İngilizcesi “skunk”, Türkçesi “kokarca”. Benim tabirimle “dede osuruğu” yani tahmin edebileceğiniz gibi gayet kötü kokulu. Bazı bira üreticileri bu “skunk” aromanın oluşmasını engelleyen özel bir şerbetçi otu kullanıyor fakat bu hopun ne olduğunu unuttum hatırlayan biri paylaşır belki ya da internetten aramaya üşenmeyen birisi çıkar :) ben üşendim.

0 görüntüleme